Hanımlar, beyler ve henüz kendi büstü tarafından ezilmemiş olanlar!
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; bu fanzini okumak yerine, ıslak bir palamut balığıyla suratınıza vurulmasını tercih edebilirdiniz.
En azından balık gerçektir.
Fakat elinizdeki bu… bu ‘şey’, yani KafeKosmos fanzini, sizi çocukluğunuzun sobalı odalarına geri götürüp, orada sökülmüş bir radyonun parçalarıyla baş başa bırakma cüretini gösteriyor.
Neymiş? ‘Hıçkırığın Haysiyeti’ymiş. Efendim, ben hayatım boyunca pek çok hıçkırık gördüm; çoğu çok fazla cin tonik içmekten kaynaklanıyordu ve hiçbirinin haysiyetle uzaktan yakından alakası yoktu! Ama bu yazar —ki kendisinin Ayvalık’ta devasa bir öküzün altında kahve içtiği söyleniyor— bize ‘And Now for Something Completely Different’ demenin aslında bir hayatta kalma stratejisi olduğunu anlatmaya çalışıyor.
Eğer bu fanzini alıp kendi büstünüzü parçalamazsanız, ya da en azından bir devlet dairesine gidip ‘Ben aslında bir arıza koduyum!’ diye bağırmazsanız, hissinizi iade etmeyeceğiz. Çünkü hissiyat zaten pürüzsüz bir yalandır.
Şimdi, ya o radyoyu sökün ya da bu sayfayı yiyin.
Ben gidip bir papağanla tartışacağım.
Teşekkürler.
Kafekosmos Barista Müdürü
Selami Gedik



